Kurucumuzdan



Sistem Meselesi


 

Gündelik hayatımızda sıkça kullandığımız kelimelerden biri de sistem’dir. “Sistem uygun değil” , “bu sistemle netice alınmaz”,  “sisteme yazık oluyor”,  “eğitimde sistem değişiyor”,  “bütün suç sistemde be kardeşim” gibi sayısız ifadelere şahit olmuşuzdur, zaman zaman.

Nedir sistem?

Sistem; bir bütünü meydana getiren parçalar topluluğu. Yani usul ve metot.  Büyüklerimiz “vusulsüzlüğmüz, usulsüzlüğümüzdendir” derken, herhangi bir neticeye ulaşamamamızın, metod ve sistemimizin yanlış olmasından kaynaklandığını ifade etmek istemişlerdir herhalde. Sistem bu kadar önemli de peki nerede hata yapılıyor ve sistem başarısız oluyor da, her zaman sistem sorgulanıyor,  suçlanıyor, hatta değiştirilmeye çalışılıyor.

Herhangi bir gayeye ulaşmak için oluşturulan küçüklü büyüklü,  ister bireysel, ister toplumsal sistemlerin temel kriterleri kanaatimizce şunlar olmalıdır:

* Sistem insani olmalı: İster sosyal, ister hukuki, ister ekonomik oluşturulan bütün sistemler insan doğasına (yaratılışına) uygun olmalıdır. İnsan doğasına uymayan etik değerler taşımayan sistemlerin çöküşü kaçınılmazdır.

* Sistem sosyal yapıya uygun olmalı: Oluşturulan sistem toplumun tarihinden getirdiği inancına ve kültürel değerlerine uygun olmalıdır. Bu hakikatle çatışan ve çelişen sistemler gücü elinde de bulundursa uzun ömürlü olamıyorlar.

* Sistem fonksiyonel olmalı:  Çok yönlü olmayan sistemler ihtiyaçları karşılayamıyor. Böyle olunca da sistem ya sorgulanıyor, ya da suçlanıyorlar.

* Sistem anlaşılır, kolay ve benimsetici olmalı: Karışık, girift, çelişkili ve zorlayıcı sistemleri fert ve toplumlar benimsemiyor. 

* Sistem her yönüyle rasyonel olmalı: Şüphesiz ki imkanlar ve kaynaklar sınırsız değildir. İhtiyaçların temininde hedeflere ulaşmada imkan ve kaynaklar  iyi hesabedilmelidir.

 Yeniden yapılandırılmaya çalışılan Milli Eğitim sistemimizde bu temel kriterler göz önüne alınarak yapılmalıdır. Çünkü çağdaş dünyada ülkemizin hak ettiği yere gelmesi eğitim sistemimizin sağlıklı yapılandırılmasıyla mümkündür. Bu günlerde gündeme gelen ve tartışılan 1+4+4 kesintisiz zorunlu eğitim sistemi mi, yoksa 1+4+4+3 kesintili zorunlu eğitim sistemi mi? Sayılar çok önemli değil. Önemli olan yukarıda bahsettiğimiz temel kriterlere uygun olup olmamasıdır. Sistemin ana unsuru insan olduğuna göre Milli Eğitim sistemimiz çocuklarımızın doğuştan getirdikleri fıtratlarına uygun zihinsel, bedensel ve duygusal yeteneklerini dikkate alarak onları koruyup geliştirmeli, onların dengeli ve duyarlı iyi bir insan olmalarını sağlamalıdır.

Yorucu bir eğitim dönemi sonucunda yarıyıl tatiline giren bütün öğrencilerimize mutlulukla geçen bir tatil ve başarılarla dolu bir ikinci yarıyıl dilerim.

 

 

                                                                                                                                                    Dr. Hüseyin Emin ÖZTÜRK
03 Kasım 2011 Perşembe