Duygu Eğitim Merkezi – Gökyüzü Koleji | Özel Okul | Anaokulu | Kolej | Fen Lisesi

Duygu Eğitim Merkezi

duygu-egitim-merkezi

Adım Adım Duyguları Eğitiyoruz

gokyuzu-koleji-duygu-egitim-merkezi-3-smallGökyüzü Eğitim Kurumları Duygu Eğitim Merkezi (GÖK-DEM) olarak çocuklarımızın duygusal-sosyal gelişimlerini destekleyecek etkinlik ve uygulamalar yanında velilerimizi de çocukla sağlıklı iletişim ana temalı seminerler düzenlemekteyiz. Çocuklarımızın yoğun akademik ve gelişimsel temposu içinde bazen uygun iletişim biçimleri ve yaklaşımları üretmekte sorunlar yaşayabiliyoruz. Anne babalar olarak kendi aile değerlerimizi ve toplumsal yeniden üretim algısının yerleştirebilmeye çalışıyoruz. Hızlı değişim koşulları ve anlık gelişmeleri yakından takip etme mecburiyeti yaşadığımız bu çağda çocuklarımızın psikolojik, sosyal, duygusal, fiziksel ve bilişsel gelişiminin bir bütün halinde kavramak ve etkili ebeveynler olabilmek için düzenli aralıklarla “ANA BABA OKULU” çalışmaları kapsamında seminerler planladık ve gerçekleştirdik. İlk seminerimizde en sık karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri üzerinde durduk. Seminer akışı içerinde kural koyma ve sınırlar, doğru iletişim temasının yanında velilerimizin sorularına da yanıtlar verilerek, öneriler sunuldu. Seminer akışında sık karşılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerinde de duruldu ve aileye doğru müdahale yöntemleri ile ilgili ipuçları verildi. Seminerin sonunda okul psikolojik danışmanlarımız velilerimizin sorularını cevapladı, okul ve ailenin bütünlüklü ve sistemli çalışmasının önemine değinildi. İkinci seminerimiz Anasınıfı ve 1. Sınıf velilerine “BABA GİBİ YAR OLMAZ” başlığı ile sunulmuştur.

Velilerimizin talepleri, öğretmenlerimiz görüşleri, akademik takip çalışmaları ve gözlemlerimiz neticesinde üçüncü seminerimizin “BAŞARIYA GÖTÜREN AİLE” başlıklı seminer olmasını uygun gördük. Çocuklarımızın akademik sorumluluk almasının öneminin farkındayız ancak bu becerileri kazandırırken anne-baba ve okula da sorumluluklar düşmektedir. Çocuklarımızın gelişim profilinin sağlıklı seyri için okul-aile işbirliği ve iletişimine oldukça önem vermekteyiz.

Bize göre çocukların sosyal ilişkilerinin ve davranışlarının sağlıklı bir biçimde şekillenmesinde duygusal becerilerin kazanılması son derece önemlidir. Bu dönemde sağlanacak destekleyici eğitim ortamları ve aile içi ilişkilerde yapılabilecek düzenlemelerle duygusal becerilerin sağlıklı bir biçimde gelişimine katkı sağlanabilir. Bu sebeple “ANA BABA OKULU” seminerlerimiz devam edecektir.

Hedeflerimiz

GÖK-DEM olarak duygu eğitimini ve duygusal becerilerin edinimini, kendi duygusal durumunun ve başkalarının duygularının farkına varma yeteneği, duygularını içinde yaşadığı kültüre uygun bir biçimde ifade etme, sosyal kurallarla duygular arasında bağlantı kurma, başkalarının duygularına empatik ve sempatik katılım, kendisini ve başkalarının içsel ve dışsal duyguları arasında uyumsuzluk olabileceğini anlama, hoş olmayan duygularla kontrol stratejileri kullanarak baş etme yeteneği, duyguların ilişkileri nasıl etkilediğini anlama, kendi duygusal deneyimlerini kabullenme ve duygularından hoşnut olma olarak boyutlandırıyoruz.

Çocuğun duygusal becerilerinin gelişiminde en önemli dönem 4-8 yaş dönemdir. Bu yaş dönemi çocukların duygusal ipuçlarını tanımaları, duyguların sebeplerini, sonuçlarını ve davranışsal çıktılarını öğrenmeleri için en uygun zamandır. Bu yaşlar aynı zamanda bireyin kendini kontrol ve duyguları yönetme becerilerini kazanması için de uygun zamandır. GÖK-DEM olarak duygu eğitimini değer eğitimi süreçlerinin bir parçası olarak da görmekteyiz. Bu yüzden çocukların içinde yaşadığı topluma uyumunu ve sosyal ilişkilerini de yönlendiren duygusal becerilerin içerisinde duyguları tanıma, anlama, ifade etme becerilerini kazandırmayı hedeflemekteyiz.

Gökyüzü Eğitim Kurumları yönetimi ve GÖK-DEM olarak, duyguları anlamada önemli olanın, duyguların doğuracağı sonuçları, sahip oldukları etkileri bilmek olduğunu düşünüyoruz. GÖK-DEM uygulamalarında bu boyutun üzerinde hassasiyetle durmaktayız.

GÖK-DEM olarak çocuklarımıza duygularını düzenleme, kişinin amaçları doğrultusunda duygularını yönetebilmesini, kontrol edebilme becerisini de kazandırmayı da hedefliyoruz. Öte yandan gelişimsel-bilişsel bakış açısıyla, potansiyel olarak doğuştan var olan duyguların (olumsuz ve olumlu) olgunlaşma, sosyalizasyon ve bilişsel faktörlerin etkisiyle farklılaştığı gerçeğini de uygulamalarımızda göz önünde tutuyoruz.

Biliyoruz ki duygu eğitimi sadece belirli-kısıtlı zamansal etkinliklerle değil, eğitim öğretim hayatına içkin uygulamalar haline geldiğinde başarıya ulaşmaktadır. Bu bilinçle Gökyüzü Eğitim Kurumları uygulamalarını aynı zamanda çocukların tüm etkinlik ve anlarına yaygınlaştırmayı sağlamayı hedeflemektedir.

GÖK-DEM olarak 2016-2017 Eğitim Öğretim yılının II. Yarısında çatışma/anlaşmazlık çözme ve iletişim becerileri, empatik becerilerin geliştirilmesi odaklı bir programla çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Duyguların ritmi, mutluluğun ritmidir.

Gökyüzü Eğitim Kurumları 23 Şubat 2013 tarihinde “Duyguların Eğitimini” eğitim felsefesinin bir parçası haline getirerek patentini aldığı “Duygu Eğitim Merkezi”nin açılışını gerçekleştirmiştir.

Gökyüzü Kolejinde Neden Duygu Eğitimi?

İletişim araçlarının baş döndürücü hızla geliştiği, çocuğu çepeçevre kuşattığı çağımızda, çocuklarımız büyük bir duygu anaforunda yaşamaktadır.

gokyuzu-koleji-duygu-egitim-merkezi-5-smallÖğrencimizin duygularında olumlu ve kalıcı özelliklere sahip olabilmesi için, gelişen ve değişen gelişim çağlarında da desteklenmesi gerekmektedir.  Öğrencimiz bulunduğu yaş gereği duygularını yönetmek ve duygusal davranışlarının sebep-sonuç ilişkisini çıkarmaktan uzaktır.

Bu nedenle değişme ve bozulma riski söz konusudur. Bu riskin en aza indirilmesi için aile ve okul tarafından çocuğun gelişim çağının sonu olan 18 – 20‘li yaşlara kadar tüm duyguların desteklenmesi gerekir.
Gökyüzü Duygu Eğitim Merkezi olarak çocuklarımızın mutlu ve başarılı olmaları için gerekli olan duygusal niteliklere (EQ) sahip olmalarını istiyoruz. Çünkü,  duygusal zekâsı yüksek olanlar, kendi duygularıyla birlikte karşısındakinin duygularını da okuyabilir, bağımsız davranabilir, uzlaşmayı başarır ve  iyimserdir.

Gökyüzü Eğitim Kurumları olarak işte bu nedenlerle çocuklarımızın duygularını ve duygu eğitimini önemsiyoruz.

Duygu Nedir?

duygu-egitim-merkezi-duyguHissettiklerimizin dışa vuruşu olan “Duyguyu”;

Freddy Krueger ”Ruhta tecrübe edilen şeylerin ve onların en önemli beslenme yerlerinin ana kaynağı” olarak açıklarken,

 Amerikalı Psikolog Dr. Daniel Goleman ise   “Bir his ve bu hisse özgü belirli düşünceler, psikolojik ve biyolojik haller ve bir dizi hareket eğilimi”,

şeklinde tanımlamaktadır.
Duygu sözcüğünün İngilizce’deki karşılığı “emotion”dur.  Emotion’ın Latince kökekine baktığımızda “motion” kelimesinin “hareket” anlamına geldiğini, “e” harfinin ise “ex” yani “dışarı hareket” manasını taşıdığı görürüz. Yani “emotion”, bir insanın kendisinde olanları dışarı yansıtmasını ifade eder. Bu da göstermektedir ki, duygu olmadan insanın kendisini anlatması mümkün değildir.

Bilimde EQ’nun Keşfi

Endüstri devrimi ve modernizm aklı yüceltirken duyguları ihmal etti. Duyguları eğitmenin ihmal edildiği durumlarda, hangi kötü sonuçlarla karşılaşılacağı daha da belirgin gözükmeye başladı. Yapılan araştırmalar 1990’lı yılların başında psikoloji bilimini bir sonuca götürdü.

Bu sonuç;  insanların IQ’su (Zeka Katsayısı) yükselirken, EQ’sunun (Duygusal Zeka) düşmesi ile  duyguların bilimsel kategori  olduğu ve duyguların ihmal edilmesi sonucu insanların başarılı ama mutsuz oldukları idi. Böylece bilim EQ (Duygusal Zeka)’yı tanımlayarak, insanın yaşamındaki  önemine dikkat çekti.

Küçük Yaşlarda Duygusal Zeka Gelişiminde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

“ÖZEL GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARININ KATKILARIYLA”

Özel Gökyüzü İlkokulu PDR Servisi, Psikolojik Danışmanı Ahmet Gökkaya’dan çocukta Duygusal Zeka Gelişiminde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar üzerine çok önemli ipuçlarını sizlerle paylaştı…

KÜÇÜK YAŞLARDA DUYGUSAL ZEKA GELİŞİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

Günümüz özellikle metropol şehirlerde yalnızlaşan, bireyleşen ve insani ilişkilerin zayıfladığı topluluklarda duygusal zeka geliştirme ihtiyacı artmıştır. İnsanlar arası tahammül sınırı eşiğinin düşmesi, yalnızlık-yalıtılmışlık duygusunun artması samimi ilişkilere duyulan özlem ve yüksek iletişim becerileri arayışı duygusal zekaya verilen önemi artırmaktadır. Özellikle küçük yaştan itibaren karakterin yapıtaşlarının oturduğu dönemlerde çocukların duygusal zekasını artırıcı etkinlikler daha fazla verim almayı sağlamaktadır. Binnur Yeşilyaprak (2001) yaptığı çalışmada duygusal zekanın terimonoloji ve tarihçesini şöyle açıklamıştır.:

Duygusal zeka (Emotional Intelligence) terimi ilk kez 1990’da Yale Üniversitesi’nden psikolog Peter Salovey ve New Hampshire Üniversitesi’nden psikolog John Mayer tarafından kullanılmıştır. Terimin isim babaları, duygusal zekayı “kendisinin ve başkalarının hislerini gözleyip düzenleyebilmek; hisleri, düşünce ve eyleme kılavuzluk edecek şekilde kullanabilmek” olarak tanımlamışlardır (akt; Yeşilyaprak 2001). Bu ilk tanımlamada kavram, basari için önemli görülen empati, duyguları ifade etme ve anlama, mizacını kontrol etme, bağımsızlık, uyum sağlayabilme, beğenilme, kişilerarası sorunları çözme, sebat, sevecenlik, nezaket, saygı… ” gibi duygusal nitelikleri betimlemek için kullanılmıştır. Daha sonra 1995’te psikoloji alanında doktoralı gazeteci-yazar Daniel Goleman’in “Duygusal Zekâ” kitabını yayınlaması ile kavram pek çok platformda ilgi çekmiş, tartışılmaya başlanmış ve kamuoyunun gündemine girmiştir. Goleman (1998: 50). Kitabında bu kavramı “kendini harekete geçirebilme, aksiliklere rağmen yoluna devam edebilme, dürtüleri kontrol ederek doyumu erteleyebilme, ruh halini düzenleyebilme, sıkıntıların düşünmeyi engellemesine izin vermeme, kendini başkalarının yerine koyabilme ve umut besleme… ” olarak tanımlanmıştır

Duygusal zeka gelişiminde bilinmesi gerek ilk şey duygusal zekanın çocukların için gelişebildiği, büyüyebildiği veya gerileyebildiğidir. Çocukların duygusal zekasını çeşitli oyunlarla desteklemek mümkündür. Duygusal zeka eğitiminde kullanılacak oyuncakların kazanımları kendi duygularını tanımlayabilmek, diğer insanların duygularını doğru tahmin edebilme ve bütün bunları etkili bir biçimde ifade edebilme becerilerini geliştirici yönde olmalıdır.

Duygusal zekayı geliştirici oyunların içerikleri ise bu kazanımları destekleyici yönde olmalıdır. Evde oynanabilecek bazı pratik oyun önerileri:

* Hikaye Temelli Oyunlar: Bu oyunlarda amaç bireyin hikaye ve kahramanlar yoluyla hem kendi hem de diğer duyguları anlamasına ve ifade etmesine yardımcı olmaktır. Hikaye tamamlama, hikaye oluşturma, hikaye analizi ve hikayeleştirme bu oyun alanlarında sıkça kullanılır.

* Canlandırma temelli oyunlar: gerçek hayatta olabilecek ya da olması muhtemel olay veya durumların bedenin kullanılarak aktarılmasıdır. Seçilen canlandırma örnekleri duyguların bedene nasıl yansıdığı ve uygun tepkilerin neler olması yönünde olmalıdır. Drama, imajinasyon ve tiyatro etkinlikleri bu oyun alanlarında sıkça kullanılır.

* Resim, Müzik ve Edebiyat temelli oyunlar: soyut olan duygusal zeka kavramlarının resim ya da edebiyat türleri ile somutlaştırılması olayıdır. Bireyin duyguları tanımlaması ve dışa vurmasında etkilidir. Resim, müzik, şiir ve diğer yazın türleri bu alana uygundur.

* Grupla oynanan oyunlar: bireyin duygularını ifade etmesinde ve duyguların normalleştirilmesinde etkili oyunlardır. Grubun dinamiği oyunun işleyişini değiştirebilmektedir. Duyguların normalliği ve başa çıkma yöntemlerini içermelidir.

www.gokyuzu.com.tr

KAYNAKÇA:

– Yeşilyaprak, B.(2001). Duygusal zeka ve doğurguları. Kuram ve Uygulamalarda Eğitim Yöntemi. Ankara: Gazi Ünivesitesi Mesleki Eğitim Fakültesi 25, ss.139-1

Çocukların Kararlarında Duyguların Rolü Nedir?

gokyuzu-koleji-duygu-egitim-merkezi-2-smallÇocukların duyguları hakkında ilk bilmemiz gereken onların duygularını kontrol etmekte zorlandıklarıdır.

Bunun nedenine baktığımızda çocuklarda beynin ortasında yer alan limbik sistemin duygularla ilgili, ön beyin ise iradenin ve düşüncenin merkezi olduğunu öğreniyoruz. Yani duyguları kontrol eden ön beyindir. Oysa ki çocuklarda ön beyin gelişmemiş olduğu için duygularını kontrol etmekte yetişkinler kadar başarılı değildir.

Buna göre çocuklarda duyguların, başlı başına bir güç kaynağı olduğu söylenebilir. Bu kaynağı kontrol edemediğimiz,  akıl ya da bilinç süzgecinden geçiremediğimiz sürece duygusal yoğunluklar çocukların başına bir sorun olabileceğini unutmamamız gerekir.

Bilgi mi Çocuğu İyiye Yönlendirir Duygular mı?
Çocuk, düşünceleriyle algılar, duygularıyla yaşar. Davranışlar büyük ölçüde duyguların dışa vuruşudur. Çocuğun davranışlarında bir yanlışlık varsa, onun temelinde duyguların yeterince eğitilmediği vardır. Çünkü insan bilgileriyle değil, duygularıyla insandır. Bilgi sadece hayatı kolaylaştırır. Çocuğu iyi veya kötüye yönlendirecek ise, bilgiden çok duygulardır.
Çocuklara Hangi Temel Değerler Verilmelidir ki, Duyguları Olumlu Yönde Gelişmiş Olsun?

gokyuzu-koleji-duygu-egitim-merkezi-6-smallDeğerlerimi Öğreniyor, Duygularımı Eğitiyorum.

Sevgi, adalet, merhamet, vefa, empati, fedakarlık, sabır gibi temel olumlu duygu ve değerlerin çocuklarımıza kazandırılması onların duygularını kontrol etmelerinde yardımcı olacak, böylece duyguları olumlu yönde gelişecektir.

Hedefimiz
  • Öğrencilerimizin olumlu duygu eğilimlerini güçlendirmek,
  • Duygusal zekâsı yüksek bireyler yetiştirmek,
  • Özünde zarif, ince ve nazik insanlar yetişmesini sağlamak,
  • Duygu Eğitim Felsefemizin, Türk Milli Eğitim Sistemine model olmasını ve bir disiplin haline gelmesini sağlamak.